Birleşik Kamu-İş çatısı altında mücadele eden
Onurlu Kamu Emekçilerine sesleniyoruz
(IV)
Halkçı Kamu Emekçilerini
siyasi olmakla, siyaset yapmakla suçlayanlara CEVABIMIZDIR!
Evet, biz siyasiyiz, biz siyasi davranır, siyasi düşünürüz. Çünkü biz hayvan değiliz.
“Siyaset: Bütün hayvanlar içinde yalnız insan içindir. Daha 2300 yıl önce, Aristoteles’in insanı: (ZOON POLİTİKON): (Siyasi hayvan) diye tarif edişini tekrarlamaktan bıkmayalım. İnsandan ‘SİYASET’ özelliğini kaldırdığımız gün, geriye ne denli süslersek süsleyelim, ‘HAYVAN’dan başka bir şey kalmayacağını unutmayalım. En derebeyice siyaset yasaklarına rağmen, hepimizin boyuna ve ister istemez siyaset olaylarına katılmamız, insandan başka bir varlık olamayışımızdan ileri gelir. Madem ki, insan doğduğumuz için bilerek, bilmeyerek SİYASİ’yiz, ‘Siyasetle uğraşmam’ diye, kendi kendimizi neden boşuna inkâra yeltenelim? (…) siyaset bir meslek değil, her meslekten insanın yurttaşlık borcudur.” (Hikmet Kıvılcımlı, İkinci Kuvayimilliyeciliğimiz, Milli Birlik Komitesi’ne İki Açık Mektup, Derleniş Yayınları, s. 98)

Bir yurttaşlık borcu olduğu, Emekçi Halkımıza karşı sorumlu olduğumuz için biz siyasiyiz.
Biz de bir eğitim hayvanı, bir tıp hayvanı, bir büro hayvanı, bir kamu hayvanı olmamak için siyasiyiz. Hayvanlığa isyan ettiğimiz için siyasiyiz.
Gören duyan var mıdır, Halkçı Kamu Emekçileri kendilerini sakladılar, siyasi düşüncelerini gizlediler?
Olmadı böyle bir şey, olmaz da…
Çünkü biz sosyalistiz. Tenezzül etmeyiz siyasi düşüncelerimizi saklamaya, bunu onursuzluk sayarız.
Ne derler Bilimsel Sosyalizmin Kurucuları Marks-Engels Yoldaşlar, anıt eserleri Komünist Manifesto’da?
“Komünistler, kendi görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler.”
Yedi Cihan duysun, duyanlar da duymayanlara aktarsın, ağzımız dola dola, göğsümüzü gere gere haykırıyoruz: “BİZ SİYASİYİZ”!
Çünkü biz; “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır”, “Vazifeye atılmak için, içinde bulunduğun vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin” diyen, Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal Atatürk’in ve emperyalizme karşı savaşı dünyada ilk kez zaferle taçlandırıp, Dünya Halklarına hediye eden Birinci Kuvayimilliyecilerin ideallerini savunuyoruz, o idealleri yaşama geçirmek için mücadele ediyoruz. İşte bunun için; siyasiyiz!
“Ya Özgür Vatan Ya Ölüm”, diyerek Dünya Halklarının gönlünde taht kuran Fidel Castro’nun, “En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kabiliyetinizi koruyabilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.” “Eğer her haksızlık karşısında titriyorsanız, benim yoldaşımsınız” diyen, AB-D Emperyalistlerini “İnsan soyunun en vede en büyük düşmanı” olarak nitelendiren Kahraman Gerilla Che’nin ideallerini gerçekleştirmek için mücadele ediyoruz. Evet, bunun için; siyasiyiz!
Biz de; hiçbir zaman umutsuzluğa düşmeyen, geri adım atmayan, AB-D Emperyalistlerine, Ortaçağcı Gericiliğe karşı mücadelelerinde hiç sarsıntı geçirmeyen, Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist, Mustafa Kemal Atatürkci, Yurtsever Denizler’in-Mahirler’in gerçek devamcıları olduğumuz, onların ideallerini gerçekleştirme görevini omuzlarımıza yüklediğimiz için; siyasiyiz!
“Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmek yeğdir” diyerek en karanlık günlerde dahi önümüzü aydınlatan, yol gösteren, kara toprağın kuru öküzü gibi yaşadığı, nöbet yeri olarak düşündüğü vatan topraklarını bir saniye olsun terk etmeyen, mücadelesine bir çay içimliği için bile olsa ara vermeyen, daha 17 yaşında elde silah Emperyalist Canavarlığa ve Ortaçağcı Saltanata karşı savaşan, Köyceğiz Kuvayimilliye Komutanı, İkinci Kurtuluş Savaşı’mızın Teorik ve Pratik Önderi Hikmet Kıvılcımlı’nın mirasını sahiplendiğimiz, mücadelesini zaferle taçlandırmaya ant içtiğimiz için; evet biz, koca puntolarla yazalım; SİYASİYİZ!
Evet, bir kez daha tekrar edelim biz siyasiyiz ama biz sendikal mücadele ile siyasi mücadeleyi de birbirine karıştırmayız. Ne birbirinden ayırırız ne de birbirine karıştırırız. Bu konudaki bakış açımız, Bilimsel Sosyalizmin 20’nci Yüzyıldaki en vede en büyük geliştiricisi Lenin’in koyduğu bakış açısıdır:
“Sendikal örgütler sadece iktisadi mücadelenin gelişmesi ve pekişmesi için son derece yararlı olmakla kalmazlar, aynı zamanda siyasal ajitasyonun ve devrimci örgütlenmenin çok önemli bir yardımcısı olabilirler.” (V. Lenin, Ne Yapmalı?, s. 145)
İktidar mücadelesi elbette İşçi Sınıfı Partisiyle verilecek bir mücadeledir. Bu nedenle devrimci sendikacılık; siyasi mücadeleyle sendikal mücadeleyi karıştırmak değil, sendikaların İşçi Sınıfı Partisiyle ve onun siyasi mücadelesiyle bağlarını zamankli güçlendirme görevini ihmal etmemektir.
Halkçı Kamu Emekçileri olarak sadece sendikal mücadele ile yetinemeyiz. 1920’lerde verilen ve zaferle taçlandırılan Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı mantıki sonucuna ulaştırabilmek için; yani sınıfsız, sömürüsüz toplum için siyasi mücadele de vermek zorundayız. Bu konuda emekçi kitlelere önderlik etmek, onları birleştirmek gibi bir görevimiz var bizim. Ve bu görev devrimci sendikacılığın vazgeçilemez, ertelenemez bir görevidir.
Biz deleri siyasi olmakla, siyasi davranmakla suçlayanlar; siz siyasi değil misiniz yoksa?
Siz seçimlerde gidip oy kullanmaz mısınız?
Bir siyasi partiyi desteklemez misiniz?
Yoksa, evet yoksa siz de mi ikili oynuyorsunuz?
Biz de neysek oyuz. Ya siz nesiniz?
Yoksa siz, insanların geri yönlerini okşayarak sendikacılık mı yapıyorsunuz?
Kaldı ki insanları siyasi diyerek “suçlamak” da, 12 Eylül Faşizmi sonrası baş gösteren, her tarafa bir mikrop olarak saçılan sınıflarüstü, siyasetlerüstü bakış açısının, yani gerici bir siyasi anlayışın ürünüdür. Böyle demekle de Allah’ına kadar siyasi davranmış oluyorsunuz aslında.
Amacınız da, derdiniz de belli; sizlere ayna tutan Halkçı Kamu Emekçilerini, Kamu Emekçilerinin gözünden düşürebilir miyiz, onlarla buluşmasını, önyargılar oluşturarak engelleyebilir miyiz?..
Başaramayacaksınız.
Son söz: Biz de yiğitlikler, dürüstlükler, doğruluklar hareketinin Kamu Emekçileri bölüğüyüz. İnsanlığın Kurtuluş Mücadelesine adamışız kendimizi. Biz de korkmayız, biz yılmayız, biz geri adım atmayız. O yüzden bizleri siyasi davranmakla, siyasi olmakla suçlayan arkadaşlar:
Siz istediğiniz kadar söylenin biz doğru bildiğimiz yoldan şaşmayız, o yolda gideriz ve o yolda tamamlarız bu dünyadaki serüvenimizi.
Bunu da böyle bilin.
23 Aralık 2017

Halkçı Kamu Emekçileri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir