5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ ‘KUTLU’ OLSUN!

2017 Türkiye’sinde mesleğimiz adına kutlanacak bir şey kaldıysa ‘kutlu’ olsun günümüz.

Ülkemiz ve Halkımız, ABD ve AB Emperyalistlerinin ülkemize yönelik politikalarıyla ve insanlık düşmanı bu emperyalistlerin ülkemize dayattığı Ortaçağcı zihniyetin kara yüzüyle boğuşurken; mesleğimiz, özlük ve demokratik haklarımız, mesleki onurumuz da can çekişiyor. Laikliğe, Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’in kazanımlarına, insancıl tüm değerlere sonuna kadar sahip çıkan ve bu duruşu ilke edinmiş bir eğitim emekçisinin gördükleri ve yaşadıkları karşısında katlanması zor, kara günler bunlar…

500 bin üniversite mezunu öğretmen atama beklerken okullardaki açıklar, eğitim fakültesi mezunu olmayan veya pedagoji eğitimi almamış ücretli öğretmenlerle kapatılmaya çalışılıyor. Yıllardır ataması yapılmayan ve yaşadığı bu zamance dayanamamış 50’yi aşkın meslektaşımızın yaşamına son verdiği gerçeği ise acı bir şekilde önümüzde duruyor.

Kadrolu öğretmenliğin kaldırılması sonucu, yazılı ve sözlü mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik modeliyle, sindirilmiş, okul yöneticisinin iki dudağından çıkacaklara endekslenen, çıkarları ve ‘geleceği’ için etliye sütlüye karışmayan, apolitik, kapıkulu genç bir öğretmen nesli hedefleniyor. Aday öğretmenlik zamancinde, öğretmenlerimizin yüzde sekseninin sözde ve yandaş sendika Eğitim Bir Sen’e ‘binbir yolla’ ve de çoğunun haberi bile olmadan üye yapıldığını biliyoruz.

Bir yandan da eğitimin iyiden iyiye özelleştirilmesi sorunuyla karşı karşıyayız. Devletin parası yok bahanesiyle devlet okullarına ayrılmayan bütçe, özel okula gidenlere teşvik adı altında veriliyor. Bu yıl yaklaşık 350 bin öğrenciye, öğrenci başına 4500 TL’yi bulan özel okul teşviki verildi. Halk çocuklarıysa kaliteden, kitaptan, öğretmenden yoksun okullarda eğitim ve öğretim görmeye çalışıyor.

Ne yazık ki olmuyor…

Gerici eğitim programı hepimizce malum. Halk çocuklarına dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek ve CIA-Pentagon İslam’ı genç beyinlere enjekte etmek üzerine kurgulanmış İmam Hatip Okulları dayatılıyor. Devlet eliyle gönderilen ders kitapları yalan yanlış bilgilerle dolu. 7.sınıf sosyal bilgiler kitabının alelacele toplatılmasından tutun da el hareketi içeren karikatürlü sayfanın koparılarak eğitime devam edilmesine, biyolojiden evrim konusunun kaldırılarak, cihat gibi kavramların, “Kocaya itaat ibadettir” gibi ‘veciz’ sözlerin getirilmesine kadar uzayan yoğun saldırı altındadır eğitimin tüm bileşenleri. Öğretmenliğin itibarı bizzat AKP’giller eliyle yerlerde süründürülmektedir. Alo 147 şikâyet hattı vızır vızır işlemekte. Eline silahını, sopasını ve öfkesini alan veli, soluğu çocuğunun öğretmeninin yanında almakta. Sonrası malum…

Projelerden, dosyalardan kafasını kaldıramayan öğretmen, artakalan zamanlarda ders işlemeye, eğitim vermeye çalışmakta. Muhalif, Yurtsever ve mesleğinin onurunu her şeyin önünde tutan öğretmenler iş yerlerinde güç bela örgütlenirken, hormonlu yandaş sendika Eğitim Bir Sen, öğretmenleri çıkar ilişkileri üzerinden satın alıp müdür odalarında üye ederek, hükümetle toplu sözleşme orta oyununu sergileyecek sayısal güce ve yapay bir özgüvene ulaşmakta.

Biz de; öğretmen hareketinin önderlerinden Fakir Baykurt’un, “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir” sözlerini kendine şiar eğitmiş eğitim emekçileriyiz.
Ne OHAL’iniz, ihraçlarınız, açığa almalarınız, ne de sürgünleriniz, baskılarınız biz Onurlu Eğitim Emekçilerinin onurlu mücadelesine geri adım attırabilir.

Tarihte hiçbir zalimin zulmü tarihin, bilimin tekerleğini geri döndüremedi, siz insanlık düşmanlarının zulmü de geri döndüremeyecektir.

Bugün, 5 Ekim’de kutlu olacak ve kutlanacak bir şey varsa o da onurlu ve devrimci mücadelemizdir.
Ve bu onurlu ve Devrimci mücadelemizle zafere ulaştıracağız İkinci Kurtuluş Savaşımızı.

Yaşasın Laik Bilimsel Demokratik Parasız Eğitim!

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir