Birleşik Kamu-İş bu tüzüğü yaparken kimden akıl aldı?

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Olağan Genel Kurulunu Aralık ayı içerisinde yapacak. Ancak bu Genel Kurul’da Konfederasyona üye üç sendika temsil edilmiyor.
Hayır; protesto yok, keyfi bir katılmama yok!
Tüzükten kaynaklı olarak üç sendikanın katılamaması var. Ulaşım-İş, Enerji-İş ve Tapu Çevre Yol-İş Sendikaları Genel Kurul’da temsil edilemeyecek. Gerekçe Tüzüğün 12’nci maddesi.


Ne diyor bu madde:
“Genel Kurul, doğal delegeler ve üye sendikaların genel kurullarında seçilen delegeler olmak üzere toplam 200 delegeden oluşur. Delege sıfatı müteakip olağan genel kurul için yapılacak delege seçimine kadar zamanr. Delege dağılımında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının genel kurul öncesi resmi gazetede yayımlamış olduğu üye sayısı verileri esas alınır ve Konfederasyon yönetim kurulu Genel Kurulda Üye sendikaların Kaç delege ile temsil edileceklerini üye sendikaların genel kurulundan 1 ay önce bildirmek zorundadır.”
Üye sayısı fazla sendikayı kutsayan, kollayan bir anlayış demokrat olamaz. Kendisine hangi misyonu yüklerse yüklesin, sınıf ve kitle sendikacılığını söylem düzeyinde bile olsa ağzına alamaz, savunamaz, yazıya dökemez. Sırıtır, komik kaçar, alay konusu olur, ayıp olur. Demezler mi, topu topu 11 işkolu var, sen 9 işkolunda sendika kurmuşsun, üçünün temsiliyetini sağlayamıyorsun. Üçünün söz hakkı yok Genel Kurul’da, çünkü delegelik vermemişsin.
Suçu ne?
Üyesinin az olması.
Olmaz! Böyle bir tüzük demokratik bir tüzük olamaz! Bunu tüzüğüne koyan bir sendika, üye sendikaların Genel Kurulda temsiliyetini engelleyen bir sendika çoğulculuğu savunamaz!
Bir Konfederasyon kurulurken, kurulu konfederasyonların tüzüklerine bakılır. Anlayışına hangisi uygunsa, hangisi senin önüne hedef olarak koyduğun misyona hizmet ediyorsa, hangisi söylemine yakınsa onu alırsın. Yok eğer hiçbiri uymazsa sana, Dünya Emekçi Hareketine bakarsın; onların tüzükleri, mücadele deneyimleri sana yol gösterir. Ve sonuçta senin Anayasan olacak tüzüğünü oluşturursun. Olur ya, farkında olmadan koyduğun bir madde savunduğun sınıf ve kitle sendikacılığı ilkelerine uymuyor. Yapılacak bellidir. Farkına varıldığı veya farkına vardırıldığı anda gerekli kurulları toplar, gereğini yaparsın.
Birleşik Kamu-İş hangisini yapmıştır?
Önce örnek alınabilecek sendikaların tüzüğünü gözden geçirelim.
Her ne kadar DİSK, eski mücadelesinden, anlayışından kopup Yeni DİSK olmuşsa da O’nun tüzüğü diyor ki:
“DİSK Genel Kurulu, Yönetim Kurulunun en az 90 gün önce belirleyeceği tarihte toplanır. Üye sendikaların Konfederasyon Genel Kurulu’na katılacak delege sayısı, üye sendikaların genel kurul tarihinden 60 gün öncesine kadar Konfederasyona ödedikleri aidat miktarına bağlı olarak aşağıdaki yöntem çerçevesinde Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Ancak her üye sendika, üye sayısına ve aidata bağlı olmaksızın Genel Kurul’da en az iki delege ile temsil edilir.”
Peki çoğumuzun içinde çıkageldiği, ama kuruluş felsefesine ihanet eden KESK’in tüzüğü bu konuda ne diyor?
“Üye sendikalarımızın Genel kurullarından seçilen 500 delege ile toplanır. Toplam delege sayısından doğal delegeler düşülür, ancak her sendika üye sayısına ve ödediği aidata bağlı olmaksızın Genel Kurul’da 1’er delegelik ile temsil edilir. Geriye kalan delegelikler, sendikaların üye sayıları oranında temsil edilir.”
Kabul edelim etmeyelim, eleştirelim eleştirmeyelim, DİSK’in de, KESK’in de tüzüğünün bu maddesi Konfederasyonumuzun tüzüğüne gör daha demokrat.
Şimdi gelelim, gelişen Kamu Emekçi Hareketinin önünü kesmek üzere kurulmuş Türk Kamu Sen’in tüzüğüne:
“Genel kurul, konfederasyonun en yetkili organı olup, üye sendikalarca seçilecek en çok 400 delege ile yönetim ve denetleme kurulu asil üyelerinden oluşur. Genel kurula üye sendikalarca gönderilecek delegelerin tespitinde, üye sendikaların aidat ödeyen üye sayıları esas alınır. Üye sendikaların aidat ödeyen üyelerinin toplamı genel kurul delege tam sayısı olan 400’e bölünerek bulunacak anahtar sayı, üye sendikaların aidat ödeyen üye sayılarına bölünerek, sendikaların genel kurulda kaç delege ile temsil edileceği tespit edilir. Bu şekilde bulunacak sayının 400’ün altında kalması halinde, artık sayısı en fazla olan sendikadan başlamak üzere delege sayısı 400’e tamamlanır.”
Peki AKP’gillerin Yandaş Sendikası, Kamu Emekçilerini satıcı Sendika Memur-Sen’in tüzüğü ne diyor bu konuda?
“Konfederasyona üye sendikaların üye sayılarının toplamının 400’e bölünmesi suretiyle ‘Bir Delegelik İçin Gereken Üye Sayısı’ bulunur.
“Üye sendikanın üye sayısının ‘Bir Delegelik İçin Gereken Üye Sayısı’na bölünmesi suretiyle de her sendikaya düşen delege sayısı tespit edilir. Bu işlemler sonunda artan delegelik olması halinde, bu bentte belirtilen bölme işlemi sonucunda kalan sayı büyüklüğü sırası esas alınmak suretiyle sendikalara dağıtılır.”
Şimdi kimle uyum sağlıyor Birleşik Kamu-İş’in bu tüzük maddesi?
Maalesef, Memur-Sen ve Türk Kamu-Sen ile!
Farkına varmadık demek olmaz. Sorarlar, 2008’den bugüne nasıl farkına varmazsın, seni hiç mi uyaran olmadı? Böyle bir sonuçla karşılaşılacağı nasıl hesap edilmez? Farkına vardın veya uyaran oldu değiştirmedin, o daha büyük bir ayıp. Demek ki niyetin farklı derler, bunun gereğini yerine getirmeyenlere. Çoğunluk yine senin en vede en büyük sendikanda olsun. Tamam. Ama bu Konfederasyona giren, mücadelesini, tüzüğünü, programını benimseyen bir sendikaya bir kontenjan ver. Onu motive et, gayrete getir, daha büyümesine destek ol.
Ama Birleşik Kamu-İş’e hâkim olan, tamamen kişicil çıkarlarını öne çıkaran, Sınıfsal bir bakış açısı taşımayan, taşımak gibi bir derdi de olmayan bu anlayışın hâkimiyetine son verilmediği zamance Birleşik Kamu-İş yerinde saymaya, sokak fobisi taşımaya, sadece kahvaltı-yemek sendikacılığı yapmaya, tek başına Hukuki Mücadele vermekle övünmeye devam edecektir.
Değiştirmenin yolu belli: Devrimci Sınıf Sendikacılığı!
Devrimci Sınıf Sendikacılığı ilkeleri iktidar olmadığı zamance Birleşik Kamu-İş bulunduğu yeri bile koruyamayacaktır.
işte biz Halkçı Kamu Emekçileri olarak Devrimci Sınıf Sendikacılığı İlkelerini yaşama geçirmek için adayız.
Bütün üyelerimize ve delegelerimize çağrımızdır:
Gelin birlikte değiştirelim!

Halkçı Kamu Emekçileri
03.11.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir