Birleşik Kamu İş ne yapıyor?


Birleşik Kamu İş ne yapıyor?
Ülkemizde Kamu Emekçileri Mücadelesinin önemli bir tarihi vardır.  Çok emek verilmiştir bu mücadeleye. Pek çoğumuzun anası, babası bu mücadelenin içinde yer almıştır.  Öğretmenler başta olmak üzere tüm Kamu Emekçileri bu mücadelenin içinde yer almıştır.  Bir yönüyle ülkemizdeki aydın kesimin işine, ekmeğine, ülkesine sahip çıkma mücadelesidir Kamu Emekçilerinin Mücadelesi. 
Biz de de bu gerçekten yola çıkarak Kamu Çalışanlarının örgütlü bulunduğu Konfederasyonlara bir bakalım:
1980’den sonra ilk kurulan konfederasyon KESK’tir. Bugün bölgemiz kan gölüne dönüştürülmüş. Dönüştürenler de belli, AB-D Emperyalistleri. Ama Katil AB-D Ortadoğu’dan defol diyemeyen, demokratik yaşamın en temel ilkesi laikliğe sahip çıkmayan bir KESK var karşımızda.
Memur-Sen, AKP’gillerin Kamu Sendikaları alanındaki adıdır. Kamu Emekçilerine ihanet denilince, Kamu Emekçilerinin sefalet ücretine mahkum edilmesi denilince akla gelen ilk isimdir Memur-Sen. Kamu Emekçileri bu konfederasyonu, ya Yandaş-Sen, ya da İhanet-Sen ya da Satış-Sen olarak anar.

Türkiye Kamu Sen sendikacılık yerine, Memur Sen’e yardımcılık yapıyor. Zaten bu konfederasyonun kuruluş nedeni Kamu Emekçilerinin 90’lı yıllardaki ivmesini, coşkusunu söndürmekti. O yüzden bu konfederasyonun da Kamu Emekçileri alanındaki adı, kontra sendikadır.
Tüm bu nedenlerden dolayı nesnel gerçeklik Birleşik Kamu İş’e, bu ülkenin Kamu Emekçilerinin gerçek sendikal örgütü olma görevini veriyor. Birleşik Kamu İş, bu görevin farkında değil.  Ortadan gideyim, yol alayım derdinde. Hem Mustafa Kemal Atatürk Atatürk’ün ilkelerini savunacaksın, hem de bunu gereklerini yerine getirmeyeceksin. İşte bu olmaz.
Eğitim İş üzerinden giden konfederasyon çalışmaları, geniş Kamu Emekçisi kitlesine ulaşamıyor. İletişim araçları uygun şekilde kullanılmıyor. Sokak fobisi var. Konfederasyon gibi davranılamıyor.  2016 1 Mayısı’nda Taksim’e çıkmak için mücadele verilir iken, 2017’de ne yapacağını bilemeyen bir Birleşik Kamu İş gördük. Bir konfederasyon Kamu Emekçilerine eylemleriyle ulaşır. Önüne bir mücadele programı koyar. Birleşik Kamu İş yönetimi günü kurtarmak peşindedir.
Son üç yıl en önemli eylemi olan  20 Aralık Laik Eğitim ve Emeğe Saygı Yürüyüşünün  propagandası yeterince yapılamamıştır. Bu eylem ile laikliğe en çok sahip çıkan Kamu Emekçileri Konfederasyonunun Birleşik Kamu İş olduğu gösterilmiştir.  Daha sonraki mahkemeler aşamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının istenmesi ve bunun için yargılanan Kamu Emekçilerinin birer birer aranması bütün olumlulukları alıp götürmüştür. Halkçı Kamu Emekçilerinin; Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması talebini kabul etmemesi bu noktada laikliği sonunda kadar savunduğunu göstermiştir. Birleşik Kamu İş, konfederasyon olarak bu konuda bir irade beyan etmemiştir.
15 Temmuz’da iki Ortaçağcı gücün kapışması sonrasında konfederasyonumuzda ciddi bir dağınıklık gözlemlenmektedir. AKP hükümetinin laiklik karşıtı uygulamalarına gerekli cevaplar verilememiştir. 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu sonrasında bu hareketsizlik daha da artmıştır.
Birleşik Kamu İş Uluslararası sınıf sendikalarıyla işbirliği içine girememiştir. Bu konuda herhangi bir çaba da göstermemiştir.
Birleşik Kamu İş ülkemizde Gerçek İşçi Sınıfı Sendikacılığı yapan sendikaların eylemlerine destek olmamıştır. Üç aydır DİSK/Nakliyat-İş Sendikası öncülüğünde devam eden Real Market işçilerinin eylemi, yurtdışından bile destek alırken ülkemizden bu eylemlere destek olan sendika yoktur. Yine Nakliyat-İş Sendikası’nın Çankaya Belediyesinde Norm Altaş taşeronunda verdiği, sendika hakkının tanınmamasına ve Toplu İş Sözleşmesinin imzalanmamasına karşı verdiği mücadelesi ve yiğit direnişi diğer sendikalar olduğu gibi Birleşik Kamu İş tarafından da görmezlikten gelinmiştir.
Ülkemizde bir sendikalar faciası olduğu kesindir.  Sendikalar, yöneticileri için birer çıkar sağlama aracına dönüşmüştür. Sarı sendikacılık, sınıf uzlaşmacı sendikacılık anlayışı emekçi sınıfların üzerine heyula gibi çökmüştür.  Sendikacılık bir ikbal, geçim kaynağı, ün, nam sağlama aracı olamamalıdır. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu ve bağlı sendikalar bu anlayışla kamu emekçilerinin mücadelesine önderlik etmek zorundadır.  Son üç yılın Birleşik Kamu İş Yönetimi bu önderliği yapamamıştır.
Halkçı Kamu Emekçileri olarak, emekçi sınıflardan kopmadan, gerçekten kamu emekçisinin çıkarını savunan, bölgemizi kan gölü haline getiren AB-D Emperyalizmine ve emperyalizmden beslenen Ortaçağcı gericilik ve ırkçılığa karşı mücadele eden bir konfederasyon istiyoruz. Bu bilinçle tam liste olarak Konfederasyon Yönetimine adayız.
Halkçı Kamu Emekçileri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir