İki Doktor Bir Tıp Öğrencisi …


Bir gün içinde 2 doktor bir tıp öğrencisi intihar etti. Bu intiharlar hekimlik mesleği açısından bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Hekimlik, kişiye ciddi sorumluluk yükleyen bir meslektir. Gecesi gündüzü olmayan bir meslektir. Gece çalışmasının karşılığının alınmadığı bir meslekte çalışıyoruz. Devlet hastanesi, üniversite hastanesi, özel hastane her birinin farklı kuralları var. Son on beş yılda sağlık ve hastalık hep parayla birlikte anılır oldu. Şehir hastaneleri bir heyula gibi, sağlık emekçilerinin üstüne çökmüş durumda. Vatandaşın doktora yıllık ortalama 10’u bulmasına rağmen, vatandaş hastalıktan kurtulamıyor.

Hala doktor, doktor gezip duruyor. Parçabaşı iş demek olan performans düzeni, sağlık alanında niteliğin bir kenara itilmesine neden oldu. Çok hasta bakmak, çok ameliyat yapmak nitelikli sağlık hizmeti anlayışını iyice bozdu. Toplumun tüm kesimlerinde olduğu gibi insani değerler yerine, parasal değerler ön plana çıkınca, insan unutulmuş oldu. İnsani değerler bir yana itilince, insanlarımızın kendi ufak, tefek sorunlarını çözmesi bile zorlaşır. Tıpta asistanlık, hayatımızın en zor dönemlerinden birisidir. Uzun çalışma zamanleri yıpratıcıdır. Çukurova Üniversitesinden Dr.Ece Ceyda Güdemek asistan olarak çalışmakta iken intihar etti. Batman Bölge Devlet Hastanesinde çalışan Kalp Damar Cerrahı Dr. Engin Karakuş sıkıntılarıyla baş edemeyerek intihar etmiş oldu. Tıp öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu da hayatının baharında intihar etmiş oldu. Halkçı doktorlar olarak üç arkadaşımızın yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Doktorlar olarak hep birlikte mesleki geleceğimizi sorgulamamız gerekiyor. Biz delere iktidar tarafından dayatılan, sağlığın parayla alınıp satıldığı bu düzene hep birlikte karşı çıkmalıyız. İnsanı yaşatmayı, sağlık içinde yaşatmayı amaçlayan, herkese eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti verilebilen, sağlık düzeni için mücadele etmeliyiz.

 
Halkçı Doktorlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir