Okulları Peşaver medreselerine çevirmeleri yetmedi, şimdi de karma eğitime saldırıyorlar

Ülke yangın yerine dönmüşken, halkımız işsizlik, pahalılık cehenneminde kavrulurken, yani ekonomik krizle boğuşurken AKP’giller Ortaçağcı özlemlerini gidermek için yeni hamleler yapmaya tam gaz devam ediyorlar.  16 yıllık uygulamalarıyla tüm okulları Ortaçağcı Peşaver medreselerine döndürmeleri yetmedi, hızlarını alamadılar şimdi de okulların açılması ve kapanmasına ilişkin esasların düzenlendiği yönetmelikte liselerde karma eğitime ilişkin çok önemli bir değişiklik yaptılar.

“Milli Eğitim Bakanlığı, okulların açılması ve kapanmasına ilişkin esasların düzenlendiği yönetmelikte liselerde tarikat ve cemaatlerin sıklıkla gündeme getirdiği karma eğitime ilişkin değişiklik yaptı. Liselerin açılmasına ilişkin bölümden “Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır” maddesi kaldırıldı. Değişiklikler, nüfus ve öğrencinin az olduğu yerlerde düz, meslek ve teknik liselerdeki programları tek okulda toplayarak kız ve erkeklerin ayrı eğitim yapmasının önünü açtı.” (Cumhuriyet 10.09.2018)

Bu durum bizim için şaşırtıcı olmadı. Sürecin buraya geleceği AKP’gillerin şimdiye kadar olan uygulamalarından belliydi. Ortaçağ kalıntısı Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının siyasi temsilcileri olan AKP’giller AB-D Emperyalistleri tarafından iktidara getirildiklerinden bu yana ülkemizi faşist din devletine götürmede temel araçlardan biri olan eğitimin gericileştirilmesi için kararlar aldılar ve aldıkları kararları da hayata geçirdiler. Bunlardan bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

  • 8 yıllık temel eğitimin kaldırılarak, 4+4+4 kesintili eğitim modelinin uygulamaya sokulması.
  • Program değişiklikleri tartışmaları ile öğretim programlarında dinsel referansların kullanılması, ders kitapları ve yardımcı kitaplara dini ifadeler konulması.
  • Ders yükünü azaltma bahanesiyle felsefe, bilim, sanat derslerinin sayısının azaltılması, buna karşın seçmeli din dersleri dayatmasının artması.
  • MEB-Diyanet işbirliği ile okul öncesinde, kreşlerde, fiilen dini eğitim verilmeye başlanması.
  • Zorunlu din dersinin yanı sıra, öğrencilere “zorunlu seçmeli” din dersleri seçtirmek için kampanyalar yapılması, camilerde hutbe okutulması.
  • Okullara “mescit” zorunluluğu getirilirken, laboratuvar ve sınıfların mescide dönüştürülmesi.
  • İmam hatiplerde kız çocuklarının başını örtmesi için “ikna odaları”nın oluşturulması ve imam hatiplerde karma eğitimin ayrı sınıf uygulaması ile fiilen kaldırılması.
  • İmam hatiplere ayrıcalık yapılırken, normal okullar içinde imam hatip sınıflarının açılması için çalışmaların arttırılması.
  • MEB-Diyanet-Dini Vakıf ve Derneklerle imzalanan protokoller ve bu Ortaçağcı kurumların birlikteliğiyle çocuklarımızın, gençlerimizin beyinlerini akıldan ve bilimden uzaklaştıracak onlarca projenin uygulamaya konulması
  • Okulöncesi ve ilkokul öğrencilerine dini kıyafetler giydirilerek camilere götürülmesi, toplu namazlar kıldırılması.
  • Okullarda farklı inanç ve mezheplere yönelik baskı ve ayrımcı uygulamaların arttırılması.
  • “Kutlu Doğum Haftası”( her ne kadar 15 Temmuz Ganimet Paylaşım Savaşı’ndan sonra haftanın ismini ve tarihini değiştirseler de) dâhil olmak üzere okullarda dini içerikli seminer ve yarışmalar düzenlenmesi.
  • Karma eğitimin kaldırılması hedef haline getirilirken, sınıfların cinsiyete göre bölünmeye başlanması.
  • Dini vakıflar aracılığıyla okullarda “değerler eğitimi” adı altında “dini değerler eğitimi” ve dini içerikli seminerlerin yaygınlaştırılması.
  • FETÖ’den ele geçirilen okulların büyük bir çoğunluğunun imam hatip yapılması.
  • FETÖ’nün okullarının boşluğunu Milli Eğitim Bakanlığı ile paralel çalışan, TÜRGEV, Maarif Vakfı ve ENSAR gibi Ortaçağcı tarikat örgütlenmeleriyle doldurması.

Okullarımızda kız ve erkek öğrencilerin karma olarak eğitim alması esastır. Bu uygulama cumhuriyet devrimleriyle elde ettiğimiz laik ve çağdaş bir uygulamadır. Bu uygulama 1973 tarihli Milli Eğitim Temel Kanunu’nda karma eğitim başlığı altındaki ilke ile hayat bulmuş bir uygulamadır. Ancak irtica, erkek egemen düzen, tefeci-bezirgan sınıf bu uygulamayı bir türlü hazmedememiş; zamankli eleştirmiş ve kaldırılmasını istemişlerdir. Gerekçe olarak ise karma eğitimin kızlarımızın ahlakını bozduğunu, zina ve fuhuşa kapı açtığını ileri sürmüşlerdir.

Karma eğitim, kız ve erkek çocukların bir arada eğitim almalarını sağlayarak onları hem psikolojik, hem de sosyal olarak olumlu yönde etkilemektedir. Ayrıca bu zamançte, kız ve erkek çocuklar birbirlerini karşı cinsiyetler olarak tanıma fırsatı bulmakta, kadın erkek ruhsallığını, erkek de kadın ruhsallığını keşfetmektedir. Böylelikle toplumsal üretim ve üreyim sağlıklı temellere dayanma imkânı bulabilmektedir. Çünkü yaşam, bu iki cinsiyetin işbirliği, birlikteliği ile devam etmektedir. Etkin bir formal eğitim zamancinin görevi de yaşamı okul ortamına taşımak, onları gerçek yaşamda başarılı ve üretken kılmaktır.  Ayrıca, kadın ve erkeğin ayrı eğitimi, cinsiyetlerin birbirine yasaklanması, yaşamın doğal akışına ters düşer. Nefsi kışkırtır ve iradeyi de aşan alt şuur patlamalarına yol açabilir. Alt şuurda bastırılmış cinsel ihtiyaçların bir gün patlayacağı unutulmamalıdır. Kadın da, erkek de tarihsel görevlerini sağlıklı şekilde yerine getirmelidir. Bu da ancak, iki cinsiyetin birbirlerini tanıması ve anlaması ile mümkündür. İnsanı insan yapan da budur.

Tüm bu nedenlerle, karma eğitim sosyal, tarihsel ve bilimsel zorunluluktur.

Biz deler, Halkçı Kamu Emekçileri, bu sorumluluğun gereği olarak çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamlarının ve geleceklerinin Ortaçağ karanlığına mahkûm edilmesine izin vermemek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ve inanıyoruz ki bu mücadele er ya da geç kazanılacak. (13.09.2018)

Yaşasın Laik, Bilimsel, Demokratik, Parasız Eğitim Mücadelemiz!

Halkçı Kamu Emekçileri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir